Ana içeriğe atla

Kayıtlar

   Kendini sakladığın kadar yoksun bu hayatta."varsın" değil, "yoksun" çünkü eksiksin işte!     Kendinden bir şeyleri gizleyen insanlar hep samimiyetsiz gelmiştir bana. Tamam dost var düşman var ama sen dostundan bile en olmadık şeyleri gizliyorsan samimiyetsiz ve sinsisin bence hatta çıkarcı bile olabilirsin. Nedenn bu kadar kafanda planlı programlı yaşamak neden?     Çok sinirlenipte bu yazıyı yazdığımı sanıyorsanız yanıldığınızı belirtmek isterim. Sinirlenmekten çok üzüntüyle karışık sitem benimkisi! Hepimiz dürüst olmayız bunu biliyorum ama sahtekarlığa da gerek yok. Olanı saklayanı var, olmayanı saklayanı, utananı var, dünya sadece kendi etrafında dönüyormuşcasına nazar değmesinden korkanı.. Bunların hepsi insanın içini yiyip bitiren duygular oysa. Ailenden utanarak bir ömür yaşayamazsın ya da kimseyle paylaşamadıktan sonra mutlu olmanın ne anlamı var!     Bir arkadaşımın arkadaşlığımız süresince bizden çıkmayıp kendi evine...

Hatırlamak Güzeldir

       Son günlerde hepimiz ne düşüneceğimizi şaşırır olduk. Buna sebep olan bir gün soğuk  bir gün sıcak olan havalar mı, ülkedeki karmaşık gündem mi yoksa sürekli geri giderek ruh halimizi altüst eden gezegenler mi bilemiyorum ama kalbimizi ısıtacak, yaşadığımız bu güzel hayatı bize iliklerimize kadar hatırlatacak bir şeylere ihtiyacımız var.       Kayıtsızlık belki de bizi böyle yapan.” Aman sende ne olmuş, neyimiz var ki bizim!” demeyin. Sadece ben miyim fark eden gri bulutların artık üstümüzde değil de içimizde dolaştığını ?    Her insanın derdi kendine büyük ama bu aralar herkesin derdi kendinden büyük. Görüyorum, duyuyorum.. Sevgilisinden ayrılan da aynı, bir yakınını kaybeden de.. Çalışan da aynı, işsiz de.. Mutlu ile mutsuz bile aynı hatta her gülüşün altında düşünceyle kaplı bir hüzün yatıyor. Ben de aynı, kabul et sen de aynı..    Hepimiz bir kuyuya düşmüşüz sanki, kurtarılmayı bekliyoruz. ...

Zaman

Zaman.. Zaman.    Kimi zaman ilaç kimi zaman zehir olur insana.. Benim içinse ihtiyaç son zamanlarda.     Kendime vakit ayıramıyorummmmmmm. Kendimden başka herkesi düşünmekten bana vakit kalmıyor. Önceliklerim hep başkaları üzerine.. Ne yapayım onları da bırakmak içimden gelmiyor..    Kendime çok sevdiğim bir Bellini hazırladım, onu yudumluyorum bir yandan bu satırları yazarken. Bir de Simge'nin Prens ve Prenses'ine taktım onu dinliyorum tekrar tekrar.. Artık zaman benim her ne kadar saat gece yarısını bulmuş olsa da :)     

Belki

   Yazdıklarımı kimse okumuyor, kimseye ulaştıramıyorum diye yazmaya küstüm. Paylaştıkça çoğalan bir şey bu. Geri dönüş alamadıkça insanın şevki kırılıyor. Yine de döndüm dolaştım buraya geldim. Belki bir gün okunur bu satırlar ..??

Şuan

    Şu anki ruh halim dişlerini sıkan smiley! Kendine bas bas bağırıp kızan bir smiley olsaydı, o da olurdu. Nedennnn bu kadar çok düşünüyorum sanki "nasılsın" demek için ? Bugün iki kere o şarkı çaldı, bu bir işaret mi dedim ardından senin sevdiklerin çalmaya başladı tamam kesin bu bir işaret diyorum şuan (vallahi bahane bulmuyorum ya normalde istesem çalmazdı) ama bende sıfır hareket. Neymiş saat geç olmuşmuş (bu saatte asla uyumadığını biliyorum) yok ne söyleyecekmişim başka, konuşacak bir şey kalmamışmış blablablaa .. İşte asıl bahane bu yukarıda saydıklarım. Sormam gerekiyor işte nasıl olduğunu Şunları bile yazmaya bu kadar enerji bulurken nasıl olur da sana yazmaya bulamam ? Konu enerji meselesi değil çünkü.. Kafamda binlerce saçma sapan soru geziyor ve evet senin yerine de cevaplıyorum! Ve yazmıyorum.. Yaptıklarımızdan değil de yapmadıklarımızdan pişman olurmuşuz ya! Pişmanım.. Bir "Nasılsın ? " bile diyemediğim için ..

Hoşgeldin Kasım!

   Hoşgeldin Kasım!    Aşk kokan ama benim yıllardır aşksız geçirdiğim Kasım. Bugün sosyal medyada bu aşk dayatmasından şikayetçi bir hayli caps ve yazı vardı.Buna rağmen sıkça "Kasımda aşk başkadır" sözünü duymaya hazırlayın kendinizi :)    Aşka kapılarım kapalı olduğundan da bu kadar uzak duruyor olabilirim bu meseleye. Hadi bir de diğer taraftan düşünelim.  Solan yapraklar,uçuşan dallar,soğuk havaya rağmen  (bugün kar bile yağdı)  birbirine kilitlenip yürüyen eller, birbirini sarılarak ısıtan çiftler .. Az romantik de değil hani  :)    Olsun yine de olan var olmayan var canım, 14 Şubat gibi bu göze sokmalar filan hiç hoş değil. Bunu yapan ve yapacakları şimdiden buradan kınıyorum. Bizi aşksız bırakanlar utansın eyy dostlar!

Gri

Gri Bulutlar gri, kuşlar gri Binalar gri, yollar gri Hüznüm gri, ben gri Sen neden siyahsın be sevdiğim ? Pın

Çelişki

Çelişki.. işte bunlar hep çelişki.. Şuan sinirliyim ya mesela Sitem etmemek için tutuyorum ya kendimi Kime faydası var kime zararı? Her şey yine hep bana hep bana! Tamam da bu çabalarım ne zaman sonuç verecek? Bak yine sitem ediyorum.. Yok yok etmiyorum sitem yok Ben varım,umutla bekleyen bir ben.. Bekle pın bekle ..

Kalben - Haydi Söyle

    Bu nasıl güzel bir yorumdur !  İnsanın tüylerini diken diken edip " Söylesene! " diye isyan ettiriyor..

Bugün Saat Kaç ?

   Bugün günlerden 30 Ekim 2016 Pazar. Sabahtan beri saat karmaşası herkesin dilinde. Aslında karmaşaya neden akıllı görünümlü akılsız telefonlar :) Vallahi benim telefonum Iphone olduğundan böyle bir şey ile karşılaşmadım ama bir çok insan belkide tüm günü bir saat geriden yaşadı.        Karmaşaya neden olan ise artık Kış Saati uygulamasını kaldırmamız oldu. Buna adapte olamayan, güncelleştirilmeyen telefonlar otomatikman saati bir saat geriye aldı ve olanlar oldu :))))    Neyse ki hiç bitmesin istediğimiz bir pazar günü daha gelmişken, güne bir saat erkenden başlamak herkese güzel bir hediye olmuştur sanıyorum. Herkese iyi dinlenmeleeer :)))) (Karikatür alıntıdır.)

Umut

     Çok garip evde oturmuş kendim için bir dönüm noktası bekliyorum. Evde oturarak bekliyorsan daha çook beklersin demeyin hemen! Hayatımda öyle bir yerdeyimki elim kolum bağlı sanki. Aslında kimse benden bir şey beklemiyor ama bu benim kendime daha da yüklenmemi sağlıyor. Zorunluluklarım, yapmam gerekenler, vicdani yükümlülüklerim ve tüm bunlara rağmen ısrarla ve büyük bir hayalperestlikle olmasını istediğim şeyler var. Büyük bir hayalperestlikle diyorum çünkü gerçekleşmelerini uzun zamandır bekliyorum. Şaşırtıcı kısmı ise hala vazgeçmemiş olmam! Onlar benim hayallerim öyle ya da böyle bir gün hepsini kendi başıma gerçekleştireceğim! Sadece bunun için o dönüm noktasına ihtiyacım var.. Hani şu kitaplarda, filmlerde anlatılan, sahip oldukları açısından şanslı ama başına gelenler yönünden bir türlü talihin ondan yana olmadığı karakterlerin başına gelen küçük ama büyük olaylar zincirini başlatan bir şeye ihtiyacım var.. "Evet gerçektende tam bir hayalperestmişsin." dediği...

Yetmiyoor, yetmiyoor ..

  Malum günümüzde gelir - gider terazisi eşit olan çok az insan var. Hep mi giderlerimiz daha fazla çıkar? Hep mi daha fazlasını isteriz? Cevap veriyorum "Evet" ! Doyumsuzluk denen kavramın hepimizin içinde bir parça bulunmasının sonucu hep bunlar. Birçok şeye ihtiyacım var ama üzgünüm maaşım yetmiyor ;(   İlk olarak internetten evden ek iş, ek iş, evden iş gibi şeyler arattım. Hani yıllardır bir şehir efsanesi vardır ya evde nikah şekeri yaparak para kazanma diye, işte bu yıllar içinde dahada gelişti evden paketleme, mandal işi yapma, sabun, lfıdhHdıckv gibi bir çok alternatifi çıktı. Çıktı çıktı da hala efsane mi bu anacım! Bir sürü site çıktı karşıma ama hepsi aynı şeyi anlatıyor evde bunu bunu yapabilirsiniz diye! Yahu allah rızası için bir tane de ilan koysaydınız. İşin tanımı çok ama işvereni yok!   Daha sonra anket doldurarak para kazanma siteleri ve bu sitelerin hiçbir işe yaramadığını anlatan siteler karşıma çıktı. Elimi neye atmak istesem kuruyor yahu! Bir sa...

Bugün 23 Nisan, Neşe Doluyor İnsan !

       Uzun zamandır yazmamışım buraya. Halbuki ne de çok ihtiyacım vardı yazmaya! İnsan kendini hayatın akışına kaptırıp unutuyor bazen sevdiği hobilerini. Ne kadar da yanlış oysa! Neyse ki hiç bir şey için geç değil. Bak yeniden yazıyorum işte.     Öncelikle bugün özel bir gün. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ülkemizde her ne kadar eskisi gibi coşkuyla kutlanmasının önüne set çekiliyor olsa da, ben her yıl ve her bayramda olduğu gibi yine günün anlam ve önemini yaşamak ve yaşatmak için kutladım ve kutlamaya devam ediyorum.     İlk olarak 2 yaşındaki yeğenimi de alıp ailece Anıtkabir'e gittik. O Atatürk'ü çok önceden beridir tanıyor. Resmini gördüğü her yerde gülümseyip "Adadü" diyerek mest ediyor beni. Bu ilk kez Anıtkabir'e gelişiydi ve elinden tutup onu oraya götürmek beni çok mutlu etti. Tabii ki de şuan Atatürk'ü, ülkemizi nasıl kurduğunu ve nasıl bir dahi olduğunu bilmiyor ama ilerde bunları da öğreteceğiz.  Her ne...

Bir Pazar Günü Daha Biterken..

    Bir pazar gününün daha sonlanmasına saatler kalmışken sizlere dinlemekten çok hoşlandığım, müziğiyle ruhumu okşayan bu şarkıyı dinlemenizi tavsiye ediyorum. Keyifli dinlemeler.. Bülent Ortaçgil - Sensiz Olmaz

Deniz Yıldızı

       Bir gün daha geçti ömrümüzden.. Bugün kendin için ne yaptın diye sorsalar sanırım pek elle tutulur bir cevap veremem.    Peki ya etrafımdakiler veya dünya için ne yaptım ? Kimseyi kırmamaya çalışıp başkalarının haklarını yememekten başka bir şey yapmadım. Bunlar da zaten olması gerekenler..    Kelebek etkisini hemen hemen hepiniz duymuşsunuzdur. (Bakınız: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kelebek_etkisi )  Ufacık bir değişikliğin bile kocaman etkileri olabilir. Etki-tepki meselesi bu aslında. Madem bunca şey biliyorum da neden varoluşuma birkaç anlam katmıyorum?     İnsan hayatı genellikle belirli bir andan sonra rutine girer. Belli başlı kırılma noktaları olmalı bu rutinden kurtulmak için. Böyle olduğunda da göremiyor işte neler yapması gerektiğini. Kabuğumuza öyle bir çekiliyoruz ki bazen, ne kendimize ne de bir başkasına faydamız dokunuyor.    Şimdi tam da şuan bu satırları size yazarken farkına varıyo...

Kendinizi İyi Hissedin!

  Kendinizi iyi hissedin!    Belki şuan çok canınız sıkkın. Umutsuz,bıkmış,bitkin bir haldesiniz ve kendinize gelmek istiyorsunuz. Ama nasıl?? Gelin birlikte rahatlamanın yollarını arayalım. Öncelikle koşar adım mutfağa gidip bir bardak su alın elinize. Suyu içerken onun sizi rahatlatacağına inanın. Su içmek gerçekten iyi gelecektir. Ilık bir duşa kimse hayır demez sanırım. Suyun negatif enerjiyi aldığı bilinen bir gerçek. Canınızı sıkan konuyu düşünmeyi bir süre erteleyin. Çok fazla düşündüğü için kim sorununu çözmüş ki bugüne kadar. Önemli olan rahat ve objektif bir kafayla düşünmektir. Ne yaparsam yapayım aklınızdan atamıyorsanız açın müziğin sesini. Duygusal şarkılar dinlemek yok ama. Hatta aşk acısı çekiyorsanız türkçe şarkılardan bile uzak durmalı bir süre. Bu hayata bir kere geliyoruz ve size bencil olun demeyeceğim ama kendimiz için yaşıyoruz. Sizi nelerin mutlu ettiğini, nelerden hoşlandığınızı bir düşünün. (Buzdolabında...

Adettendir :)

Herkese Merhaba!    Eveeet uzun zamandır bunu yapmayı istiyordum. Sonunda benimde yazılarımı paylaşabileceğim bir blogum var. Umarım birileri keşfeder de kendi kendime eğlenmem buralarda :)     Beni okurken ne mi bulacaksınız? Herşeyi.. Hayata ve aklımdakilere dair herşeyi paylaşmak istiyorum. Bu yalnız bir kız blogu olmayacak onu şimdiden belirleteyim. Neyse giriş yazımı daha fazla uzatmayayım.           Kendime kocaman bir HOŞGELDİN :)