Ana içeriğe atla

Hatırlamak Güzeldir

   
   Son günlerde hepimiz ne düşüneceğimizi şaşırır olduk. Buna sebep olan bir gün soğuk  bir gün sıcak olan havalar mı, ülkedeki karmaşık gündem mi yoksa sürekli geri giderek ruh halimizi altüst eden gezegenler mi bilemiyorum ama kalbimizi ısıtacak, yaşadığımız bu güzel hayatı bize iliklerimize kadar hatırlatacak bir şeylere ihtiyacımız var.


  
   Kayıtsızlık belki de bizi böyle yapan.” Aman sende ne olmuş, neyimiz var ki bizim!” demeyin. Sadece ben miyim fark eden gri bulutların artık üstümüzde değil de içimizde dolaştığını ?

   Her insanın derdi kendine büyük ama bu aralar herkesin derdi kendinden büyük. Görüyorum, duyuyorum.. Sevgilisinden ayrılan da aynı, bir yakınını kaybeden de.. Çalışan da aynı, işsiz de.. Mutlu ile mutsuz bile aynı hatta her gülüşün altında düşünceyle kaplı bir hüzün yatıyor. Ben de aynı, kabul et sen de aynı..

   Hepimiz bir kuyuya düşmüşüz sanki, kurtarılmayı bekliyoruz. Oysaki istesek kendimiz de o kuyudan çıkmasını biliriz. Ya gücümüz kalmadı ya da hevesimiz.
Mutluluğu kendinden başka yerde arayan insanlar görüyorum sürekli. Belki de asıl sorunumuz budur. Kendi içimiz yerine sürekli etrafa bakmak! O ne yedi bu ne içti başka ülkelerde durum ne kimin arabası yeni kimin kıyafeti daha güzel…..
Bizde olmayana o kadar çok odaklanmaya başladık ki sahip olduğumuzun kıymetini bilmez olduk. Bunun tek sorumlusu tabiî ki de sosyal medya falan değil, biziz! Sen, ben, hepimiz!  Unuttuk! Anımızı yaşamayı unuttuk! O anı yaşamak yerine fotoğraflamanın derdine düştük, ya-şa-ya-ma-dık!

   Yağmur yağdığında özellikle dışarı çıkan, camdan elini uzatıp hevesle yağmur damlalarının avucuna düşmesini bekleyen kaç kişi kaldık söylesene? Az değiliz aslında biliyorum. Sadece hatırlamaya ihtiyacımız var, hatırlatmaya..  Hadi bırak sende o şemsiyeyi elinden. Islan biraz.. Dağılsın saçların.. Üşü.. Yaşadığını hisset.. Ve GÜLÜMSE.. Sadece nefes alabildiğin için gülümse.. Islak toprak kokusunun güzelliği için gülümse.. Ağaçlar yağmur damlalarıyla bir kez daha can bulduğu için gülümse.. O şemsiyeden kurtulduğun için gülümse.. Bulutları içinde tutmak yerine üstüne yağdırıp boşalttığın için gülümse.. En önemlisi de kendin için gülümse..




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şuan

    Şu anki ruh halim dişlerini sıkan smiley! Kendine bas bas bağırıp kızan bir smiley olsaydı, o da olurdu. Nedennnn bu kadar çok düşünüyorum sanki "nasılsın" demek için ? Bugün iki kere o şarkı çaldı, bu bir işaret mi dedim ardından senin sevdiklerin çalmaya başladı tamam kesin bu bir işaret diyorum şuan (vallahi bahane bulmuyorum ya normalde istesem çalmazdı) ama bende sıfır hareket. Neymiş saat geç olmuşmuş (bu saatte asla uyumadığını biliyorum) yok ne söyleyecekmişim başka, konuşacak bir şey kalmamışmış blablablaa .. İşte asıl bahane bu yukarıda saydıklarım. Sormam gerekiyor işte nasıl olduğunu Şunları bile yazmaya bu kadar enerji bulurken nasıl olur da sana yazmaya bulamam ? Konu enerji meselesi değil çünkü.. Kafamda binlerce saçma sapan soru geziyor ve evet senin yerine de cevaplıyorum! Ve yazmıyorum.. Yaptıklarımızdan değil de yapmadıklarımızdan pişman olurmuşuz ya! Pişmanım.. Bir "Nasılsın ? " bile diyemediğim için ..

Kendinizi İyi Hissedin!

  Kendinizi iyi hissedin!    Belki şuan çok canınız sıkkın. Umutsuz,bıkmış,bitkin bir haldesiniz ve kendinize gelmek istiyorsunuz. Ama nasıl?? Gelin birlikte rahatlamanın yollarını arayalım. Öncelikle koşar adım mutfağa gidip bir bardak su alın elinize. Suyu içerken onun sizi rahatlatacağına inanın. Su içmek gerçekten iyi gelecektir. Ilık bir duşa kimse hayır demez sanırım. Suyun negatif enerjiyi aldığı bilinen bir gerçek. Canınızı sıkan konuyu düşünmeyi bir süre erteleyin. Çok fazla düşündüğü için kim sorununu çözmüş ki bugüne kadar. Önemli olan rahat ve objektif bir kafayla düşünmektir. Ne yaparsam yapayım aklınızdan atamıyorsanız açın müziğin sesini. Duygusal şarkılar dinlemek yok ama. Hatta aşk acısı çekiyorsanız türkçe şarkılardan bile uzak durmalı bir süre. Bu hayata bir kere geliyoruz ve size bencil olun demeyeceğim ama kendimiz için yaşıyoruz. Sizi nelerin mutlu ettiğini, nelerden hoşlandığınızı bir düşünün. (Buzdolabında...

Umut

     Çok garip evde oturmuş kendim için bir dönüm noktası bekliyorum. Evde oturarak bekliyorsan daha çook beklersin demeyin hemen! Hayatımda öyle bir yerdeyimki elim kolum bağlı sanki. Aslında kimse benden bir şey beklemiyor ama bu benim kendime daha da yüklenmemi sağlıyor. Zorunluluklarım, yapmam gerekenler, vicdani yükümlülüklerim ve tüm bunlara rağmen ısrarla ve büyük bir hayalperestlikle olmasını istediğim şeyler var. Büyük bir hayalperestlikle diyorum çünkü gerçekleşmelerini uzun zamandır bekliyorum. Şaşırtıcı kısmı ise hala vazgeçmemiş olmam! Onlar benim hayallerim öyle ya da böyle bir gün hepsini kendi başıma gerçekleştireceğim! Sadece bunun için o dönüm noktasına ihtiyacım var.. Hani şu kitaplarda, filmlerde anlatılan, sahip oldukları açısından şanslı ama başına gelenler yönünden bir türlü talihin ondan yana olmadığı karakterlerin başına gelen küçük ama büyük olaylar zincirini başlatan bir şeye ihtiyacım var.. "Evet gerçektende tam bir hayalperestmişsin." dediği...