Ana içeriğe atla

Yetmiyoor, yetmiyoor ..


  Malum günümüzde gelir - gider terazisi eşit olan çok az insan var. Hep mi giderlerimiz daha fazla çıkar? Hep mi daha fazlasını isteriz? Cevap veriyorum "Evet" ! Doyumsuzluk denen kavramın hepimizin içinde bir parça bulunmasının sonucu hep bunlar. Birçok şeye ihtiyacım var ama üzgünüm maaşım yetmiyor ;(
  İlk olarak internetten evden ek iş, ek iş, evden iş gibi şeyler arattım. Hani yıllardır bir şehir efsanesi vardır ya evde nikah şekeri yaparak para kazanma diye, işte bu yıllar içinde dahada gelişti evden paketleme, mandal işi yapma, sabun, lfıdhHdıckv gibi bir çok alternatifi çıktı. Çıktı çıktı da hala efsane mi bu anacım! Bir sürü site çıktı karşıma ama hepsi aynı şeyi anlatıyor evde bunu bunu yapabilirsiniz diye! Yahu allah rızası için bir tane de ilan koysaydınız. İşin tanımı çok ama işvereni yok!
  Daha sonra anket doldurarak para kazanma siteleri ve bu sitelerin hiçbir işe yaramadığını anlatan siteler karşıma çıktı. Elimi neye atmak istesem kuruyor yahu! Bir saatlik araştırmanın sonucunda pes ettim. Evden para kazanmak için en iyi yöntem mantı, sarma, börek filan yapıp eşe dosta satmak. Tabii kimseyi zehirlememek şartıyla :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendinizi İyi Hissedin!

  Kendinizi iyi hissedin!    Belki şuan çok canınız sıkkın. Umutsuz,bıkmış,bitkin bir haldesiniz ve kendinize gelmek istiyorsunuz. Ama nasıl?? Gelin birlikte rahatlamanın yollarını arayalım. Öncelikle koşar adım mutfağa gidip bir bardak su alın elinize. Suyu içerken onun sizi rahatlatacağına inanın. Su içmek gerçekten iyi gelecektir. Ilık bir duşa kimse hayır demez sanırım. Suyun negatif enerjiyi aldığı bilinen bir gerçek. Canınızı sıkan konuyu düşünmeyi bir süre erteleyin. Çok fazla düşündüğü için kim sorununu çözmüş ki bugüne kadar. Önemli olan rahat ve objektif bir kafayla düşünmektir. Ne yaparsam yapayım aklınızdan atamıyorsanız açın müziğin sesini. Duygusal şarkılar dinlemek yok ama. Hatta aşk acısı çekiyorsanız türkçe şarkılardan bile uzak durmalı bir süre. Bu hayata bir kere geliyoruz ve size bencil olun demeyeceğim ama kendimiz için yaşıyoruz. Sizi nelerin mutlu ettiğini, nelerden hoşlandığınızı bir düşünün. (Buzdolabındaki yemek ve ta

Hoşgeldin Kasım!

   Hoşgeldin Kasım!    Aşk kokan ama benim yıllardır aşksız geçirdiğim Kasım. Bugün sosyal medyada bu aşk dayatmasından şikayetçi bir hayli caps ve yazı vardı.Buna rağmen sıkça "Kasımda aşk başkadır" sözünü duymaya hazırlayın kendinizi :)    Aşka kapılarım kapalı olduğundan da bu kadar uzak duruyor olabilirim bu meseleye. Hadi bir de diğer taraftan düşünelim.  Solan yapraklar,uçuşan dallar,soğuk havaya rağmen  (bugün kar bile yağdı)  birbirine kilitlenip yürüyen eller, birbirini sarılarak ısıtan çiftler .. Az romantik de değil hani  :)    Olsun yine de olan var olmayan var canım, 14 Şubat gibi bu göze sokmalar filan hiç hoş değil. Bunu yapan ve yapacakları şimdiden buradan kınıyorum. Bizi aşksız bırakanlar utansın eyy dostlar!

Hatırlamak Güzeldir

       Son günlerde hepimiz ne düşüneceğimizi şaşırır olduk. Buna sebep olan bir gün soğuk  bir gün sıcak olan havalar mı, ülkedeki karmaşık gündem mi yoksa sürekli geri giderek ruh halimizi altüst eden gezegenler mi bilemiyorum ama kalbimizi ısıtacak, yaşadığımız bu güzel hayatı bize iliklerimize kadar hatırlatacak bir şeylere ihtiyacımız var.       Kayıtsızlık belki de bizi böyle yapan.” Aman sende ne olmuş, neyimiz var ki bizim!” demeyin. Sadece ben miyim fark eden gri bulutların artık üstümüzde değil de içimizde dolaştığını ?    Her insanın derdi kendine büyük ama bu aralar herkesin derdi kendinden büyük. Görüyorum, duyuyorum.. Sevgilisinden ayrılan da aynı, bir yakınını kaybeden de.. Çalışan da aynı, işsiz de.. Mutlu ile mutsuz bile aynı hatta her gülüşün altında düşünceyle kaplı bir hüzün yatıyor. Ben de aynı, kabul et sen de aynı..    Hepimiz bir kuyuya düşmüşüz sanki, kurtarılmayı bekliyoruz. Oysaki istesek kendimiz de o kuyudan çıkmasını biliriz. Ya gücüm