Ana içeriğe atla

Bugün 23 Nisan, Neşe Doluyor İnsan !



   
   Uzun zamandır yazmamışım buraya. Halbuki ne de çok ihtiyacım vardı yazmaya! İnsan kendini hayatın akışına kaptırıp unutuyor bazen sevdiği hobilerini. Ne kadar da yanlış oysa!
Neyse ki hiç bir şey için geç değil. Bak yeniden yazıyorum işte.

    Öncelikle bugün özel bir gün. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ülkemizde her ne kadar eskisi gibi coşkuyla kutlanmasının önüne set çekiliyor olsa da, ben her yıl ve her bayramda olduğu gibi yine günün anlam ve önemini yaşamak ve yaşatmak için kutladım ve kutlamaya devam ediyorum.

    İlk olarak 2 yaşındaki yeğenimi de alıp ailece Anıtkabir'e gittik. O Atatürk'ü çok önceden beridir tanıyor. Resmini gördüğü her yerde gülümseyip "Adadü" diyerek mest ediyor beni. Bu ilk kez Anıtkabir'e gelişiydi ve elinden tutup onu oraya götürmek beni çok mutlu etti. Tabii ki de şuan Atatürk'ü, ülkemizi nasıl kurduğunu ve nasıl bir dahi olduğunu bilmiyor ama ilerde bunları da öğreteceğiz. 
Her neslin Atatürk'ten ve inkılaplarından öğreneceği çok şey var.
Onu saygı ve sevgiyle anıyoruz..
Ve görüyorsun evlatlarını biliyorum, Atam Seni Çok Seviyoruz!! 

Daha gün bitmedi nerede ne etkinlik varsa gün boyu yeğenim ile onun ve tüm çocukların bayramını kutlamaya devam edeceğiz.
Elimizde bayraklar, kalbimizde Ata ve içimizdeki coşkuyla herkesin güzel bir 23 Nisan geçirmesini diliyorum..
Sevgiyle kalın,
Hoşçakalın ..



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendinizi İyi Hissedin!

  Kendinizi iyi hissedin!    Belki şuan çok canınız sıkkın. Umutsuz,bıkmış,bitkin bir haldesiniz ve kendinize gelmek istiyorsunuz. Ama nasıl?? Gelin birlikte rahatlamanın yollarını arayalım. Öncelikle koşar adım mutfağa gidip bir bardak su alın elinize. Suyu içerken onun sizi rahatlatacağına inanın. Su içmek gerçekten iyi gelecektir. Ilık bir duşa kimse hayır demez sanırım. Suyun negatif enerjiyi aldığı bilinen bir gerçek. Canınızı sıkan konuyu düşünmeyi bir süre erteleyin. Çok fazla düşündüğü için kim sorununu çözmüş ki bugüne kadar. Önemli olan rahat ve objektif bir kafayla düşünmektir. Ne yaparsam yapayım aklınızdan atamıyorsanız açın müziğin sesini. Duygusal şarkılar dinlemek yok ama. Hatta aşk acısı çekiyorsanız türkçe şarkılardan bile uzak durmalı bir süre. Bu hayata bir kere geliyoruz ve size bencil olun demeyeceğim ama kendimiz için yaşıyoruz. Sizi nelerin mutlu ettiğini, nelerden hoşlandığınızı bir düşünün. (Buzdolabındaki yemek ve ta

Hoşgeldin Kasım!

   Hoşgeldin Kasım!    Aşk kokan ama benim yıllardır aşksız geçirdiğim Kasım. Bugün sosyal medyada bu aşk dayatmasından şikayetçi bir hayli caps ve yazı vardı.Buna rağmen sıkça "Kasımda aşk başkadır" sözünü duymaya hazırlayın kendinizi :)    Aşka kapılarım kapalı olduğundan da bu kadar uzak duruyor olabilirim bu meseleye. Hadi bir de diğer taraftan düşünelim.  Solan yapraklar,uçuşan dallar,soğuk havaya rağmen  (bugün kar bile yağdı)  birbirine kilitlenip yürüyen eller, birbirini sarılarak ısıtan çiftler .. Az romantik de değil hani  :)    Olsun yine de olan var olmayan var canım, 14 Şubat gibi bu göze sokmalar filan hiç hoş değil. Bunu yapan ve yapacakları şimdiden buradan kınıyorum. Bizi aşksız bırakanlar utansın eyy dostlar!

Hatırlamak Güzeldir

       Son günlerde hepimiz ne düşüneceğimizi şaşırır olduk. Buna sebep olan bir gün soğuk  bir gün sıcak olan havalar mı, ülkedeki karmaşık gündem mi yoksa sürekli geri giderek ruh halimizi altüst eden gezegenler mi bilemiyorum ama kalbimizi ısıtacak, yaşadığımız bu güzel hayatı bize iliklerimize kadar hatırlatacak bir şeylere ihtiyacımız var.       Kayıtsızlık belki de bizi böyle yapan.” Aman sende ne olmuş, neyimiz var ki bizim!” demeyin. Sadece ben miyim fark eden gri bulutların artık üstümüzde değil de içimizde dolaştığını ?    Her insanın derdi kendine büyük ama bu aralar herkesin derdi kendinden büyük. Görüyorum, duyuyorum.. Sevgilisinden ayrılan da aynı, bir yakınını kaybeden de.. Çalışan da aynı, işsiz de.. Mutlu ile mutsuz bile aynı hatta her gülüşün altında düşünceyle kaplı bir hüzün yatıyor. Ben de aynı, kabul et sen de aynı..    Hepimiz bir kuyuya düşmüşüz sanki, kurtarılmayı bekliyoruz. Oysaki istesek kendimiz de o kuyudan çıkmasını biliriz. Ya gücüm