Ana içeriğe atla

Deniz Yıldızı

   
   Bir gün daha geçti ömrümüzden..
Bugün kendin için ne yaptın diye sorsalar sanırım pek elle tutulur bir cevap veremem.

   Peki ya etrafımdakiler veya dünya için ne yaptım ? Kimseyi kırmamaya çalışıp başkalarının haklarını yememekten başka bir şey yapmadım. Bunlar da zaten olması gerekenler..

   Kelebek etkisini hemen hemen hepiniz duymuşsunuzdur. (Bakınız: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kelebek_etkisi ) Ufacık bir değişikliğin bile kocaman etkileri olabilir. Etki-tepki meselesi bu aslında. Madem bunca şey biliyorum da neden varoluşuma birkaç anlam katmıyorum? 

   İnsan hayatı genellikle belirli bir andan sonra rutine girer. Belli başlı kırılma noktaları olmalı bu rutinden kurtulmak için. Böyle olduğunda da göremiyor işte neler yapması gerektiğini. Kabuğumuza öyle bir çekiliyoruz ki bazen, ne kendimize ne de bir başkasına faydamız dokunuyor.

   Şimdi tam da şuan bu satırları size yazarken farkına varıyorum ki bende bu günlerde hayatımda farklılık yaratmayı unutmuşum. Olsun, geç değil! Kendi hayatımızda fark yaratmak için ille de kendi kendimize faydamızın dokunması da gerekmiyor. Başkalarına yardım ederek, hatta bir tebessüm ettirerek bile kalbimizi o günlük tatmin edebiliriz.

   Kendime Ödev: Yarın gece yatağa yattığımda kendi kendime yine aynı soruları soracağım. Ve bu kez bugünden farklı olarak, belki kendi hayatım için küçük ama başkaları için daha büyük anlamlar katmış olacağım. 

   Şimdi hepiniz benim Polyanna olduğumu düşünürken sizleri deniz yıldızı hikayesiyle başbaşa bırakıyorum..





Deniz Yıldızı Hikayesi


Okyanus sahilinde sabah yürüyüşüne çıkan bir adam uzakta, kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür. Biraz yaklaşınca bu kişinin sahile vuran deniz yıldızlarını okyanusa atan genç bir adam olduğunu fark eder. Genç adama yaklaşır,

“Neden bu deniz yıldızlarını denize atıyorsun ?” diye sorar.

Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden genç,

"Birazdan güneş yükselip sular çekilecek. Onları suya atmazsam ölecekler." diye cevap verince adam şaşkınlıkla

"Kilometrelerce sahil,binlerce deniz yıldızı var ne fark eder ki? " der.

Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı daha alır, okyanusa fırlatır.

"Onun için fark etti ama.."


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendinizi İyi Hissedin!

  Kendinizi iyi hissedin!    Belki şuan çok canınız sıkkın. Umutsuz,bıkmış,bitkin bir haldesiniz ve kendinize gelmek istiyorsunuz. Ama nasıl?? Gelin birlikte rahatlamanın yollarını arayalım. Öncelikle koşar adım mutfağa gidip bir bardak su alın elinize. Suyu içerken onun sizi rahatlatacağına inanın. Su içmek gerçekten iyi gelecektir. Ilık bir duşa kimse hayır demez sanırım. Suyun negatif enerjiyi aldığı bilinen bir gerçek. Canınızı sıkan konuyu düşünmeyi bir süre erteleyin. Çok fazla düşündüğü için kim sorununu çözmüş ki bugüne kadar. Önemli olan rahat ve objektif bir kafayla düşünmektir. Ne yaparsam yapayım aklınızdan atamıyorsanız açın müziğin sesini. Duygusal şarkılar dinlemek yok ama. Hatta aşk acısı çekiyorsanız türkçe şarkılardan bile uzak durmalı bir süre. Bu hayata bir kere geliyoruz ve size bencil olun demeyeceğim ama kendimiz için yaşıyoruz. Sizi nelerin mutlu ettiğini, nelerden hoşlandığınızı bir düşünün. (Buzdolabındaki yemek ve ta

Hoşgeldin Kasım!

   Hoşgeldin Kasım!    Aşk kokan ama benim yıllardır aşksız geçirdiğim Kasım. Bugün sosyal medyada bu aşk dayatmasından şikayetçi bir hayli caps ve yazı vardı.Buna rağmen sıkça "Kasımda aşk başkadır" sözünü duymaya hazırlayın kendinizi :)    Aşka kapılarım kapalı olduğundan da bu kadar uzak duruyor olabilirim bu meseleye. Hadi bir de diğer taraftan düşünelim.  Solan yapraklar,uçuşan dallar,soğuk havaya rağmen  (bugün kar bile yağdı)  birbirine kilitlenip yürüyen eller, birbirini sarılarak ısıtan çiftler .. Az romantik de değil hani  :)    Olsun yine de olan var olmayan var canım, 14 Şubat gibi bu göze sokmalar filan hiç hoş değil. Bunu yapan ve yapacakları şimdiden buradan kınıyorum. Bizi aşksız bırakanlar utansın eyy dostlar!

Hatırlamak Güzeldir

       Son günlerde hepimiz ne düşüneceğimizi şaşırır olduk. Buna sebep olan bir gün soğuk  bir gün sıcak olan havalar mı, ülkedeki karmaşık gündem mi yoksa sürekli geri giderek ruh halimizi altüst eden gezegenler mi bilemiyorum ama kalbimizi ısıtacak, yaşadığımız bu güzel hayatı bize iliklerimize kadar hatırlatacak bir şeylere ihtiyacımız var.       Kayıtsızlık belki de bizi böyle yapan.” Aman sende ne olmuş, neyimiz var ki bizim!” demeyin. Sadece ben miyim fark eden gri bulutların artık üstümüzde değil de içimizde dolaştığını ?    Her insanın derdi kendine büyük ama bu aralar herkesin derdi kendinden büyük. Görüyorum, duyuyorum.. Sevgilisinden ayrılan da aynı, bir yakınını kaybeden de.. Çalışan da aynı, işsiz de.. Mutlu ile mutsuz bile aynı hatta her gülüşün altında düşünceyle kaplı bir hüzün yatıyor. Ben de aynı, kabul et sen de aynı..    Hepimiz bir kuyuya düşmüşüz sanki, kurtarılmayı bekliyoruz. Oysaki istesek kendimiz de o kuyudan çıkmasını biliriz. Ya gücüm