Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Umut

     Çok garip evde oturmuş kendim için bir dönüm noktası bekliyorum. Evde oturarak bekliyorsan daha çook beklersin demeyin hemen! Hayatımda öyle bir yerdeyimki elim kolum bağlı sanki. Aslında kimse benden bir şey beklemiyor ama bu benim kendime daha da yüklenmemi sağlıyor. Zorunluluklarım, yapmam gerekenler, vicdani yükümlülüklerim ve tüm bunlara rağmen ısrarla ve büyük bir hayalperestlikle olmasını istediğim şeyler var. Büyük bir hayalperestlikle diyorum çünkü gerçekleşmelerini uzun zamandır bekliyorum. Şaşırtıcı kısmı ise hala vazgeçmemiş olmam! Onlar benim hayallerim öyle ya da böyle bir gün hepsini kendi başıma gerçekleştireceğim! Sadece bunun için o dönüm noktasına ihtiyacım var.. Hani şu kitaplarda, filmlerde anlatılan, sahip oldukları açısından şanslı ama başına gelenler yönünden bir türlü talihin ondan yana olmadığı karakterlerin başına gelen küçük ama büyük olaylar zincirini başlatan bir şeye ihtiyacım var.. "Evet gerçektende tam bir hayalperestmişsin." dediği...

Yetmiyoor, yetmiyoor ..

  Malum günümüzde gelir - gider terazisi eşit olan çok az insan var. Hep mi giderlerimiz daha fazla çıkar? Hep mi daha fazlasını isteriz? Cevap veriyorum "Evet" ! Doyumsuzluk denen kavramın hepimizin içinde bir parça bulunmasının sonucu hep bunlar. Birçok şeye ihtiyacım var ama üzgünüm maaşım yetmiyor ;(   İlk olarak internetten evden ek iş, ek iş, evden iş gibi şeyler arattım. Hani yıllardır bir şehir efsanesi vardır ya evde nikah şekeri yaparak para kazanma diye, işte bu yıllar içinde dahada gelişti evden paketleme, mandal işi yapma, sabun, lfıdhHdıckv gibi bir çok alternatifi çıktı. Çıktı çıktı da hala efsane mi bu anacım! Bir sürü site çıktı karşıma ama hepsi aynı şeyi anlatıyor evde bunu bunu yapabilirsiniz diye! Yahu allah rızası için bir tane de ilan koysaydınız. İşin tanımı çok ama işvereni yok!   Daha sonra anket doldurarak para kazanma siteleri ve bu sitelerin hiçbir işe yaramadığını anlatan siteler karşıma çıktı. Elimi neye atmak istesem kuruyor yahu! Bir sa...

Bugün 23 Nisan, Neşe Doluyor İnsan !

       Uzun zamandır yazmamışım buraya. Halbuki ne de çok ihtiyacım vardı yazmaya! İnsan kendini hayatın akışına kaptırıp unutuyor bazen sevdiği hobilerini. Ne kadar da yanlış oysa! Neyse ki hiç bir şey için geç değil. Bak yeniden yazıyorum işte.     Öncelikle bugün özel bir gün. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ülkemizde her ne kadar eskisi gibi coşkuyla kutlanmasının önüne set çekiliyor olsa da, ben her yıl ve her bayramda olduğu gibi yine günün anlam ve önemini yaşamak ve yaşatmak için kutladım ve kutlamaya devam ediyorum.     İlk olarak 2 yaşındaki yeğenimi de alıp ailece Anıtkabir'e gittik. O Atatürk'ü çok önceden beridir tanıyor. Resmini gördüğü her yerde gülümseyip "Adadü" diyerek mest ediyor beni. Bu ilk kez Anıtkabir'e gelişiydi ve elinden tutup onu oraya götürmek beni çok mutlu etti. Tabii ki de şuan Atatürk'ü, ülkemizi nasıl kurduğunu ve nasıl bir dahi olduğunu bilmiyor ama ilerde bunları da öğreteceğiz.  Her ne...

Bir Pazar Günü Daha Biterken..

    Bir pazar gününün daha sonlanmasına saatler kalmışken sizlere dinlemekten çok hoşlandığım, müziğiyle ruhumu okşayan bu şarkıyı dinlemenizi tavsiye ediyorum. Keyifli dinlemeler.. Bülent Ortaçgil - Sensiz Olmaz

Deniz Yıldızı

       Bir gün daha geçti ömrümüzden.. Bugün kendin için ne yaptın diye sorsalar sanırım pek elle tutulur bir cevap veremem.    Peki ya etrafımdakiler veya dünya için ne yaptım ? Kimseyi kırmamaya çalışıp başkalarının haklarını yememekten başka bir şey yapmadım. Bunlar da zaten olması gerekenler..    Kelebek etkisini hemen hemen hepiniz duymuşsunuzdur. (Bakınız: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kelebek_etkisi )  Ufacık bir değişikliğin bile kocaman etkileri olabilir. Etki-tepki meselesi bu aslında. Madem bunca şey biliyorum da neden varoluşuma birkaç anlam katmıyorum?     İnsan hayatı genellikle belirli bir andan sonra rutine girer. Belli başlı kırılma noktaları olmalı bu rutinden kurtulmak için. Böyle olduğunda da göremiyor işte neler yapması gerektiğini. Kabuğumuza öyle bir çekiliyoruz ki bazen, ne kendimize ne de bir başkasına faydamız dokunuyor.    Şimdi tam da şuan bu satırları size yazarken farkına varıyo...

Kendinizi İyi Hissedin!

  Kendinizi iyi hissedin!    Belki şuan çok canınız sıkkın. Umutsuz,bıkmış,bitkin bir haldesiniz ve kendinize gelmek istiyorsunuz. Ama nasıl?? Gelin birlikte rahatlamanın yollarını arayalım. Öncelikle koşar adım mutfağa gidip bir bardak su alın elinize. Suyu içerken onun sizi rahatlatacağına inanın. Su içmek gerçekten iyi gelecektir. Ilık bir duşa kimse hayır demez sanırım. Suyun negatif enerjiyi aldığı bilinen bir gerçek. Canınızı sıkan konuyu düşünmeyi bir süre erteleyin. Çok fazla düşündüğü için kim sorununu çözmüş ki bugüne kadar. Önemli olan rahat ve objektif bir kafayla düşünmektir. Ne yaparsam yapayım aklınızdan atamıyorsanız açın müziğin sesini. Duygusal şarkılar dinlemek yok ama. Hatta aşk acısı çekiyorsanız türkçe şarkılardan bile uzak durmalı bir süre. Bu hayata bir kere geliyoruz ve size bencil olun demeyeceğim ama kendimiz için yaşıyoruz. Sizi nelerin mutlu ettiğini, nelerden hoşlandığınızı bir düşünün. (Buzdolabında...